<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
        <channel>
        <title>...:: SevimliNet.Com ::...</title>
      <atom:link href="http://www.sevimlinet.com/forumrss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <link>http://www.sevimlinet.com/</link>
        <description>Sohbet, Arkadaşlık, Aşk, Sevgi ...</description>
        <language>en-us</language>
        <ttl>60</ttl>
               <item>
               <title>Rusya NATO'ya davet edilmeli</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11595&amp;p=34244#p34244</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11595&amp;p=34244#p34244"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:26 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:26 pm</b><br />Der Spiegel<br /><br />Soğuk Savaş’ın bitiminden bu güne geçen 20 yılda güvenlik algısı ciddi değişikliğe uğradı. Doğu ile Batı arasındaki çatışma sona erdi. Artık Rusya ve NATO’nun çıkarları pek çok alanda kesişiyor. NATO’nun Kremlin’e kapılarını açmasının zamanı geldi.<br /><br /><br />Günümüzde Almanya’da NATO’nun geleceği, önümüzdeki dönemde uygulayacağı strateji ve Rusya’nın nasıl bu birliğe dâhil edileceği gibi önemli konular hiç tartışılmıyor. Berlin bu açıdan ne kanaat önderliğine soyunuyor ne de uluslararası alanda bir tartışma başlatıyor. Bu da birliğin diğer üyeleri arasında Almanya’nın NATO ile ilgili tartışmalardan korktuğu ve birliğin geleceğine katkıda bulunamayacağı şüphesini uyandırıyor. <br /><br /> <br /><br />Der Spiegel’de, Almanya’nın 1992 ile 1998 yılları arasındaki savunma bakanı Volker Rühe’nin de dahil olduğu dört Alman güvenlik uzmanının kaleminden yayımlanan makalede, Avrupa çok kutuplu dünyada ortaya çıkan yeni politik, ekonomik ve stratejik hareketleri özellikle de Asya’nın yükselen gücünü dengelemek zorunda kalacağı ifade edildi. Makalenin yazarı uzmanlar, şu an için değişimlere ayak uydurabilecek bir görünüm sergilemeyen NATO’nun gelecekte üç merkezi güç, Kuzey Amerika, Avrupa ve Rusya üzerinde stratejik çerçeve oluşturmasını öngörüyor. <br /><br /><br /> <br /><br />Bu üç güç odağı hem ortak çıkarlara sahip hem de karşı karşıya oldukları tehditler ortak. Bu çerçevede krizlere cevap veren öncelikli ittifak konumunda olan NATO, Rusya’ya kapılarını açarak gerekli kurumsal çerçeveyi oluşturmak zorunda. Öte yandan Rusya’nın da bir NATO üyesi olmanın getireceği hakları ve yükümlülükleri üstlenmeye hazır olması gerekiyor.<br /><br /> <br /><br />DOSTLUK ELİ <br /><br />Rusya’nın NATO üyeliği için sağlaması gereken pek çok kriter var. İnsan haklarının yanı sıra,  politik çoğulculuk, serbest piyasa ekonomisi, basın özgürlüğü ve hukuk devleti gibi kavramları da kapsayan “güvenlik” terimi Avrupa’nın ve NATO’nun temelini oluşturuyor. Bugün NATO sadece bir askeri birliği değil aynı zamanda bir değerler ittifakını temsil ediyor.<br /><br /> <br /><br />Geçtiğimiz yıllarda hem NATO Rusya ile stratejik ortaklığa dayanan ikili ilişkiler geliştirmekten kaçındı hem de, Kremlin, NATO’yu bir düşman olarak göstererek önüne çıkan fırsatları reddetti. Aynı zamanda NATO üyesi ülkeler de Rusya’yla güvenlik alanında işbirliğine gitmekten sürekli kaçındı. Halbuki 1990 yılında NATO liderleri Sovyetler Birliği’ne “dostluk eli”ni uzatarak bu soğukluğu kırmak için önemli bir adım atmıştı.<br /><br /> <br /><br />RUSYA’YA KARŞI OLUNMAMALI <br /><br />Kremlin’le ilişkilerin nasıl belirleneceği konusunda en önemli sorun Avrupa Birliği’nin (AB) yeni üyelerinde güvenlik anlayışının tarihi olarak “Rusya’ya karşı” şekillendirilmiş olması. Ancak özellikle Batı Avrupa’da Rusya olmadan güvenliğin sağlanamayacağı görüşü hakim. Bu da AB içinde fikir ayrılıklarına neden oluyor.<br /><br /> <br /><br />Rusya, NATO’nun sınırlarını Doğu’ya doğru genişletmesi ve eski Sovyet ülkelerini bünyesine katmasıyla dışlanmış hissettiğini defalarca dile getirdi. Öte yandan NATO, tüm Avrupa ülkelerinin istemeleri halinde üyeliğe kabul edilebilecekleri üzerinde ısrar ediyor. İki taraf arasında üyelik konusunda yaşanan bu anlaşmazlık, Rusya’nın ittifaka dâhil edilmesiyle aşılabileceği gibi, Gürcistan ve Ukrayna’nın da Avrupa’yla bütünleşmesini kolaylaştırabilir. <br /><br /> <br /><br />NEDEN RUSYA?<br /><br />Avrupa-Atlantik toplumu Rusya’ya, enerji güvenliği, silahsızlanma, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, İran, Afganistan ve Ortadoğu sorunlarının çözülmesi, Orta Asya’daki krizlerin kontrol altına alınması ve Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde karar alım sürecinin kolaylaştırılması gibi birçok nedenden dolayı ihtiyaç duyuyor. <br /><br /> <br /><br />Rusya’nın kolektif güvenliğe dâhil edilmesiyle sağlanacak politik ve askeri bütünlük ve karar alma sürecindeki paylaşım, Kremlin’in Batı tarafından tehdit olarak algılanmasına da son verecek. <br /><br /> <br /><br />Ancak Avrupa, Kuzey Amerika ve Rusya’nın küresel ekonomik krizin aşılması ve yükselen yeni güçlerin bastırılması yanında, Afganistan’daki zorluklarla mücadele gibi ortak amaçlar gütmesi, Rusya’nın NATO üyeliğinin tam destek gördüğü anlamına gelmiyor. <br /><br /> <br /><br />Bu yüzden NATO, Rusya’nın tam üyeliğine giden aşamada belirgin adımlar atılmasını belirten Alman uzmanlar, Rusya’nın dâhil olmasıyla, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın birbirlerinden kopamaz hale geleceklerini ve küresel sorunların oluşturulacak üç güç merkezinin ittifakıyla aşılabileceğini savunuyor.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:26:41 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11595&amp;p=34244#p34244</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Hükmen galibiyet Alex'i şaşırttı</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=19&amp;t=11594&amp;p=34243#p34243</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=19&amp;t=11594&amp;p=34243#p34243"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:24 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:24 pm</b><br />Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex de Souza'da çarpıcı açıklamalar!<br /><br /><br />Alex kendi internet sitesinde yayınladığı yazısında, Diyarbakırspor-Bursaspor maçında yaşanan olaylarla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu!.. Brezilyalı oyuncu, tatil edilen olaylı maç nedeniyle Bursaspor'un hükmen galip sayılacağı söylentilerine şaşırdığını belirtti. <br /><br />Diyarbakırspor-Bursaspor maçının yanı sıra, sarı lacivertli takımın son durumunu yorumlayan ve basında kendisi hakkında çıkan asılsız haberlere sert tepki gösteren Alex'in, &quot;Tekrar kazanmaya başlamak&quot; başlıklı yazısı şöyle: <br /><br />&quot;Turkcell Süperliginde tekrar kazanmaya başlamamız hele bunu Antalyaspor karşısında başarmamız çok önemli. Çok süper maç çıkardığımızı söyleyemem ama kazanmayı hak eden taraf bizdik. Önümüzde bundan sonra daha çok maç var ancak ligde ki kayıplarımızı telafi etmemiz gerekiyor. Bu galibiyet şüphesiz önemliydi fakat yolumuz hala uzun. <br /><br />Ayrıca bu hafta Bursaspor ile Diyarbakırspor arasında oynanacak olan karşılaşma taraftarlar cephesinde yaşanan olaylardan dolayı sadece 18 dakika sürdü ve hakem herkesin beklediği gibi, maçı tatil etti. Ancak bazıları bu maçın alınacak kararlara göre Bursaspor'un lehine sonuçlanabileceğini ve kazanan taraf olarak ilan edilebileceğini söylüyor. İşin iç yüzünü tam olarak bilememekle beraber şayet böyle birşey olursa ilk defa bir takımın mücadele etmek zorunda kalmadan maç kazandığını göreceğim.&quot; <br /><br />Türkiye'de basın <br /><br />&quot;Genelleştiremem -zaten böyle bir niyetimde yok- ama öyle kişiler öyle basın-yayın kuruluşları var ki hiçbirşeye saygıları yok ve hergün yalan haber üreterek, spekülasyonlar çıkartarak yaşıyorlar. Çok defa; benim futbolcu arkadaşlarımla kavgalı olduğumu yazdılar , başka zaman teknik adamlarla tartıştığımı iddia ettiler. Ve daha nice sözleri benim ağzımdan çıkmış gibi çekinmeden yazdılar...bazı zaman nasıl oluyorda bu kadar hayal dünyaları geniş oluyor şaşırıyorum! <br /><br />En son yazdıkları ise benim Fenerbahçe'ye teknik direktör olacağım ve takımın şuanki durumunu eleştirdiğim yönünde. Nasıl oluyorda röportaj vermeme rağmen, hiçbiriyle irtibatım olmamasına rağmen bunları nasıl yazıyorlar anlamıyorum. Gerçek şu ki bazı gazetecilerin hayal dünyaları çok geniş ve kulüp içinde huzursuzluk çıkaracağını bile bile yalan haber üretiyor ve gerçekleri saklıyorlar. <br /><br />Şahsi olarak; 15 yıllık futbolculuk hayatım sürecince basınla nasıl ilişki kurulacak bunu öğrendim ve buna benzer birçok durumla karşı karşıya kaldım. Ancak benim ağzımdan çıkmış gibi yalan sözlerin sarfedilmesini hiçbir şekilde kabul edemiyorum. Zaten kabul edilir gibi de değil!&quot;</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:24:54 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=19&amp;t=11594&amp;p=34243#p34243</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Yahudi lobisi sessizce Türkiye'yi destekledi</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11593&amp;p=34242#p34242</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11593&amp;p=34242#p34242"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:18 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:18 pm</b><br />Huffington Post<br /><br />Huffington Post'ta yayımlanan makalede, sözde soykırım tasarısını onaylayan ABD ağır eleştiri alırken, kritik oylamada Yahudi lobisinin sessiz bir şekilde Türkiye'yi desteklediği savunuldu.<br /><br /><br />New York Üniversitesi Küresel İlişkiler Merkezi öğretim üyesi Alon Ben-Meir, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımasının ABD’nin tarihi gerçekleri araştırmasından çok, uygunsuz zamanda yapılmış bir siyasi tiyatro ile ilgisini olduğunu belirtti. <br /><br /> <br /><br />Meir, soykırım kadar ciddi bir ifadenin sadece onu kullananların ahlaki bakışlarına bağlı olmadığını, aksine olayların yaşandığı tarihsel koşulların derinlemesine anlaşılmasından geçtiğini vurguladı ve şöyle dedi: <br /><br /> <br /><br />“Ermeniler iddialara yönelik resmi soruşturma talep etmekte her türlü hakka sahip. Ancak ABD, ne düzenli araştırma olmadan bir asır önceki olayları soruşturacak ahlaki konuma ne de siyasi konulara malzeme etmek için insan hakları suçlamalarında seçici olma hakkına sahip.” <br /><br /> <br />Alon Ben-Meir<br /> <br /><br /> <br /><br />ABD Kongresinin tersine, İsrail’in Türkiye ile olan stratejik ilişkisine dikkat ederek hareket ettiğini belirten Meir, oylamanın tek bir farkla sonuçlanmasını Yahudi lobisinin sessizce Türkiye lehine hareket etmesine bağladı. Meir, “Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail tarafından hoş görülmeyen açıklamalarına rağmen, İsrail diasporası Türkiye ile mevcut olan ilişkilerinin stratejik yapısının ve Türkiye’nin Batı ile olan ilişkilerinin devam ettirilmesinden yana” ifadesini kullandı. <br /><br /> <br /><br />Öte yandan, Başkan Obama ve diğer Temsilciler Meclisi üyelerinin kararın Kongre genel kurul oylamasına ulaşmaması için çaba göstermesi gerektiğini belirten Meir, Kongre’nin bu kritik dönemde karara müdahale etmesi halinde, bunu haklı çıkarmak için kullanılan ahlaki tartışmaları da çürüteceğine dikkat çekti. <br /><br /> <br /><br />LOBİNİN KARARA ETKİSİ <br /><br />Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi başta olmak üzere birçok Kongre üyesinin Ermeni lobisine yakın olması, oylamanın ahlaki alandan çıkarak politik tarafa kaymasına neden oldu. <br /><br /> <br /><br />Öte yandan, Dış İlişkiler Komitesi, alınan kararın Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu gibi ortaya çıkaracağı baskı yaratacak konuları öngöremedi.<br /><br /> <br /><br />Meir, Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşme sürecini ve Türk-ABD işbirliğini zedeleyecek kararı alan Kongre üyelerinin, elde edecekleri şahsi kazançların yanında ABD’nin çıkarlarına en ufak katkıda bulunmadıklarını da belirtti. <br /><br /> <br /><br />“Bu kadar ciddi bir karar Türkiye’nin kimliğine bir hakaret kabul edilecek politik bir davranışla değil, en yüksek ahlaki değerlendirme ve soruşturmayı gerektirir” diyen Meir, soykırım gerçekleşmiş ise bunu iki yılda bir seçilen politikacıların değil, uluslararası soruşturma yürütecek uluslararası bir mahkemeye bırakılması gerekir yorumunu yaptı. <br /><br /> <br /><br />TÜRKİYE ÖNEMLİ MÜTTEFİK <br /><br />ABD’nin iyi bir müttefiki olan ve Irak, Afganistan ve Arap-İsrail barış sürecinde verilen çabaları destekleyen Türkiye’nin yüzyıl önce yaşanan bir olay yüzünden sorumlu tutulmasını eleştiren Meir, Temsilciler Meclisi üyeleri için, “İç siyasi çıkarlar güdülerini utanmadan yönlendirirken, verdikleri kararı alabilmek için gereken ahlakı kendilerinde nasıl bulabiliyorlar?” diye sordu.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:18:07 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11593&amp;p=34242#p34242</guid>
               </item>
               <item>
               <title>3 muvazzaf asker tutuklandı</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11592&amp;p=34241#p34241</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11592&amp;p=34241#p34241"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:16 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:16 pm</b><br />Balyoz Güvenlik Harekat Planı’na ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeden serbest bırakılan ve savcılığın itirazı üzerine haklarında yakalama kararı çıkarılan 3 muvazzaf asker tutuklandı.<br /><br /><br />Muvazzaf asker ile soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 40 oldu. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan muvazzaf askerler 28 Şubat Pazar günü sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. <br /><br />Soruşturmayı yürüten savcılarının muvazzaf askerlerin serbest bırakılmasına itiraz etmeleri üzerine mahkeme 3 muvazzaf asker hakkında yakalama kararı çıkardı. Haklarında yakalama kararı çıkartılan 3 muvazzaf asker Merkez Komutanlığı’ndaki işlemlerinn ardından bugün öğle saatlerinde soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın Beşktaş’taki adliye binasına getirildi. <br /><br />Haklarındaki yakalama kararı İstanbul nöbetçi 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:16:44 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11592&amp;p=34241#p34241</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Bomba yüklü asker kamyonuna polis gözaltısı</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11591&amp;p=34240#p34240</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11591&amp;p=34240#p34240"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:15 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:15 pm</b><br />Ankara’da akşam saatlerinden bu yana hareketli saatler yaşanıyor… Ankara Terörle Mücadele Şubesi ekipleri Gölbaşı’nda durdurulan sivil plakalı bir kamyonda çok sayıda silah ve bomba bulundu… <br /><br />İlk bilgilere göre sivil plakalı özel bir şahsa ait kamyonun TSK tarafından görevlendirildiği, kamyonun içinden askeri personelin çıktığı ve ellerinde görev kağıdının bulunduğu iddia edildi… TRT-2 ise bu iddianın doğru olmadığını, kamyondan 900 el bombasının seri numaralarının kazınmış olduğu bilgisini verdi…<br /><br /><br />Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele ekipleri bugün bir ihbar üzerine harekete geçti. Ekipler, silah ve patlayıcı yüklü kamyonu Gölbaşı İlçesi Polis Akademisi Kavşağı'nda durdurdu. Yapılan aramalarda çok sayıda silah ve patlayıcı madde ele geçirildi. Ancak kamyonda bulunanlar, bu mühimmatın TSK'ya ait olduğu askeri birliğe teslim edileceğini belirterek, ellerindeki görev kağıdını gösterdi.<br /><br />Bunun üzerine Terörle Mücadele ekipleri, olayı Cumhuriyet savcısına bildirdi. Savcının talimatı üzerine kamyon incelenmek üzere polis korteji eşliğinde Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.<br /><br /><br />Kamyonun TSK'nın mühimmat sevkiyatını gerçekleştirdiği ve Muğla'dan Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı'na gittiği iddia ediliyor.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:15:23 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11591&amp;p=34240#p34240</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Gizli lider Bursaspor</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=22&amp;t=11590&amp;p=34239#p34239</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=22&amp;t=11590&amp;p=34239#p34239"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:10 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:10 pm</b><br />İstanbul’daki elverişsiz hava ve saha koşulları nedeniyle ikinci yarının ilk haftasında yapılması gereken ancak bugüne ertelenen maçta, Bursaspor deplasmanda Kasımpaşa'yı 2-0 mağlup etti.<br /><br />Yeşil-beyazlılara galibiyeti getiren golleri 11. dakikada Pablo Batalla ve 43. dakikada Sercan Yıldırım kaydetti.<br /><br />Konuk ekip bu galibiyetle birlikte ligde puanını 49'a çıkararak 1 maç eksiğiyle, 48 puanlı Fenerbahçe'yi 3. sıraya itti ve Galatasaray'ın ardından 2. sırada yer aldı.<br /><br />Bursaspor, çıkan olaylar nedeniyle yarıda kalan Diyarbakırspor mücadelesinden de 3 puan alması durumunda, puanını 52'ye çıkararak zirvenin yeni sahibi olacak.<br /><br />Ev sahibi takım ise bu karşılaşmadan puansız ayrılarak 28 puanla 12. sırada kaldı.<br /><br />LİGDE DİZİLİŞ<br /><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0393/10090393.gif" alt="Resim" /><br /><br />MAÇTAN NOTLAR<br /><br /><br /><br /><br />Mücadelede Kasımpaşa ile Bursaspor taraftarlarının centilmenlik örnekleri sergileyerek ortaya koydukları dostluk görüntüleri dikkat çekti.<br /><br />Bursaspor taraftarları, Kasımpaşa maçına büyük ilgi göstererek, yaklaşık bin 500 kişilik bir grupla takımlarını desteklemeye gelirken, bazı yeşil-beyazlı taraftarların stada girememesi, Kasımpaşa taraftarlarınca da protesto edildi.<br /><br />Tüm Bursaspor taraftarlarının stada alınması yönünde tezahüratlar yapan Kasımpaşa taraftarlarına, Bursaspor taraftarları alkışlarla karşılık verdi.<br /><br />İki takım taraftarları, maç öncesi yaptıkları tezahüratlarla Kasımpaşa ve Bursaspor futbolcularına tribünleri birlikte selamlatırken, maç içinde karşılıklı tezahüratlar yaptı.<br /><br />Maç sonrası galibiyet sevincini taraftarlarıyla paylaşan Bursaspor, Kasımpaşa taraftarlarınca da alkışlandı.<br /><br />Öte yandan, karşılaşmayı izleyen Bursaspor taraftarlarının, Türk bayrakları açmaları da dikkat çekti.<br /><br />Mücadelede, sakatlıkları nedeniyle Kasımpaşa'da Moritz, Bursaspor'da ise Volkan Şen forma giyemedi.<br /><br /><br />-VURAL YİNE HAKEME KIZDI-<br /><br /><br />Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural, son maçlarda hakem kararlarına olan tepkisini, Bursaspor maçında da gösterdi.<br /><br />Mücadelenin 56. dakikasındaki bir serbest vuruş organizasyonunda Murat Erdoğan'ın set şutunda top barajdan sekerek dışarı çıkarken, hakem Halis Özkahya'nın aut kararı, Yılmaz Vural ve oyuncularının büyük tepkisine neden oldu.<br /><br />Topun Bursasporlu oyunculara çarparak dışarı çıktığını ileri süren Vural'ı, saha kenarında dördüncü hakem Murat Özcan güçlükle yatıştırdı.<br /><br /><br />-DEPREMZEDELER İÇİN SAYGI DURUŞU-<br /><br /><br />Elazığ'da hafta başında yaşanan deprem felaketi, Futbol Federasyonu tarafından unutulmadı.<br /><br />Kasımpaşa-Bursaspor maçının başlangıcı öncesinde bir dakikalık saygı duruşunda bulunularak, Elazığ depreminde hayatını kaybedenler anıldı.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:10:33 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=22&amp;t=11590&amp;p=34239#p34239</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Kent merkezinde nefes kesen kovalamaca</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11589&amp;p=34238#p34238</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11589&amp;p=34238#p34238"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:08 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 8:08 pm</b><br />ŞANLIURFA'da, kız kaçırıldığı ihbarıyla takibi alınan otomobildekiler polislerin ‘dur’ ihtarına uymayınca, kent merkezinde film sahnelerini aratmayan görüntüler yaşandı.<br /><br /><br />Polisler, kurdukları barikatları tek tek aşan otomobili durdurmak için kentin merkezinde silahına başvurdu. Polislerin ardından 7 el ateş ettiği ve içinde 3 şüphelinin bulunduğu otomobil, bir otoparkta terk edilmiş olarak bulundu. Kentte büyük heyecana yol açan olayın ardından polis kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.<br /><br />Saat 15.00 sıralarında polisi arayan bir kişi, 63 YZ 212 plakalı otomobil ile kız kaçırıldığı ihbarında bulundu. İhbarın ardından harekete geçen polis, ihbarda plakası söylenen otomobilin yakalanması için kent genelinde inceleme başlattı. Saat 15.30 sıralarında plakası ihbar edilen otomobili SSK Kavşağı'nda fark eden polis, durması için uyarıda bulundu.<br />Ancak, durmayan ve içinde 3 şüphelinin bulunduğu otomobil, bu kez Abide Kavşağı'nda kurulan polis barikatını da aşarak kaçmaya devam etti. Polisin tüm uğraşlarına rağmen kaçmayı sürdüren ve kent merkezine yönelen otomobil bu kez Şanlıurfa Valiliği'nin bulunduğu ışıklarda durdurulmak istendi.<br /><br />Şüpheliler burada da kendisine uyarıda bulunan polislerin üzerine direksiyon kırıp kaçmaya çalıştı. Ancak, polis tüm uyarılara rağmen durmayan otomobil sürücüsü ve yanındakileri korkutmak için peşlerinden havaya 7 el ateş etti. Kent merkezinde peş peşe silahların ateşlenmesi vatandaşlar arasında paniğe yol açarken, şüpheliler ise Şanlıurfa Belediyesi yanındaki tünelden Tılfındır Parkı'na doğru kaçtı.<br /><br />Bir anda çok sayıda polisin sevk edildiği bölgede tünel ulaşıma kapatılırken, yüzlerce meraklı vatandaş da polisin koşuşturmasını meraklı gözlerle takip etti. Şüphelilerin kaçtığı ve abluka altına alınan bölgede yapılan incelemede, 63 YZ 212 plakalı otomobil bir otoparkta terk edilmiş olarak bulundu.<br /><br />Terk edilen otomobilde inceleme başlatan polis, ara sokaklara kaçarak izlerini kaybettirdiği ifade edilen şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlattı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 20:08:18 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11589&amp;p=34238#p34238</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Re: Bursa polisi 6 bin aracı incelemeye aldı</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11577&amp;p=34237#p34237</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 2<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=6">SumpTuous</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11577&amp;p=34237#p34237"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 7:39 am</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=6">SumpTuous</a><b> ON: Çar Mar 10, 2010 7:39 am</b><br />yuh demekten başka ne diyebilirim ki. Bizim teknolojimizde buna yetiyor demekki. 6.000 araç incelenipte o çocucuğun katili olan aracın şöförü yakalanırmı çok merak ediyorum. Hee bunlar aracı arıyorsa ona bişi diyemem. İnşallah bulurlar.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Çar, 10 Mar 2010 07:39:03 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=61&amp;t=11577&amp;p=34237#p34237</guid>
               </item>
               <item>
               <title>SeS</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=88&amp;t=11588&amp;p=34236#p34236</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=88&amp;t=11588&amp;p=34236#p34236"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:36 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:36 pm</b><br />Gösterim tarihi: 05.Mart.2010 <br />Yönetmen: Ümit Ünal  <br />Oyuncular: Selma Ergeç, Mehmet Günsür, Işık Yenersu , Eylem Yıldız  <br />Dil: Türkçe <br />Tür: Korku <br /> <br /> <br /> <br />Derya’nın rutin giden hayatı gaipten duymaya başladığı bir sesin ortaya çıkması ile beraber altüst olur. <br /><br /> <br />Konusu<br />Derya bir bankanın çağrı merkezinde çalışan ve annesi ile birlikte yaşayan genç bir kızdır. Derya’nın rutin giden hayatı gaipten duymaya başladığı bir sesin ortaya çıkması ile beraber altüst olur. <br /><br />Genç kız başlangıçta sesi duymazlıktan gelmeye çalışsa da ses kısa sürede genç kızın hayatını kontrol etmeye başlar. Derya’dan işyerindeki patronu Onur’u takip etmesini isteyen ses, genç kızın hayatını giderek korkunçlaşan bir kâbusa çevirir.<br /><br />9, Anlat İstanbul, Ara ve Gölgesizler’e imza atmış olan Ümit Ünal’ın yönetmenliğini üstlendiği filmin senaryosu ise Anne Tut Elimi ve Büyük Deniz Yükseliyor adlı romanlarından tanıdığımız sinema yazarı Uygar Şirin’e ait.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:36:28 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=88&amp;t=11588&amp;p=34236#p34236</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Bu Alice başka Alice</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=88&amp;t=11587&amp;p=34235#p34235</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=88&amp;t=11587&amp;p=34235#p34235"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:35 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:35 pm</b><br />Sürekli &quot;Geç kaldım! Geç kaldım!&quot; diye yakınarak koşturan bir tavşan ve bunu işitip peşinden giden bir kız... Herhalde bu iki cümle bile neden bahsedildiğini anlatmaya yetiyor: Alice Harikalar Diyarında. Çılgın Şapkacı, Mart Tavşanı, Cheshire Kedisi, Kupa Kraliçesi ve tabii ki Beyaz Tavşan’ıyla ünlü bu masal kahramanları yakında beyazperdede izleyiciyle buluşacak. Yönetmenliğini Tim Burton’un yaptığı Alice Harikalar Diyarında, 4 Mart'ta vizyona girdi…<br /><br />Bir tavşanı takip eden ve ardından gizli bir tünel aracılığıyla farklı bir dünyaya geçen Alice’i hepimiz tanırız. Muhakkak herkes ya çocukken okuduğu kitaplarda ya da izlediği çizgi film ve filmlerde, bu gizemli kıza rastlamıştır.<br /><br />Alice, konuşan hayvanlar ve oyun kağıtları ile garip birtakım yaratıklarla dolu bu harikalar diyarında ilginç maceralar yaşar. Örneğin Cheshire Kedisi adlı kedi, Alice istediğinde ortaya çıkar ve genellikle onu kızdıran konuşmalar yapar. Aslında yaptığı konuşmaların felsefi bir anlamı vardır. Alice, zaman zaman büyük bir deve bazen de bir cüceye dönüşür. <br /><br />Johnny Depp faktörü<br /><br />Yönetmen Tim Burton, Alice Harikalar Diyarı’nı beyazperdeye taşıyor. Üstelik çok güçlü bir oyuncu kadrosuyla. Filmde, Alice'yi Avustralyalı Mia Wasikowska, 'çılgın şapkacı'yı ise ünlü oyuncu Johnny Depp canlandırıyor. Anne Hathaway, Ak Kraliçe; Helena Bonham Carter ise kötü kalpli Kızıl Kraliçe olarak karşımıza çıkıyor.<br /><br />Yönetmen Burton, filmle ilgili yaptığı açıklamada, &quot;karakterlerin hemen hepsini bir nebze çılgın&quot; olarak nitelendirdi. Özellikle de Johnny Depp’in filmde rol alıyor olması büyük yankı uyandırdı. Depp, filmde rengârenk giysileri ve çılgın hareketleriyle, Charlie’nin Çikolata Fabrikası ve Karayip Korsanları'ndaki performansını aratmıyor.<br /><br />Eski dostlarla yeni maceralar<br /><br />Ancak film, her ne kadar kitabın bir uyarlaması olsa da senaryoda belli bazı farklılıklar göze çarpıyor. Örneğin Alice, filmde 19 yaşında genç bir kızdır. Bir partiye katılan Alice, yüzlerce kişinin önünde evlilik teklifi almak üzeredir. Ancak böyle bir şeye henüz hazır olmadığından kaçmaya başlar ve tavşanın peşine düşer. Ancak yıllar önce aynı yeri ziyaret ettiğini hatırlamaz. Ve eski dostlarıyla yeni maceralar yaşamaya başlar. <br /><br />Sonu nasıl?<br /><br />Deutsche Welle'nin haberine göre dünya edebiyatının en önemli eserlerinden olan Alice Harikalar Diyarında filminin çekimlerine, 2008 Mayıs ayında başlanmıştı. Lewis Carroll'un kitabını, Linda Woolverton senaryoya uyarladı. Film, üç boyutlu olarak çekildi. Bu büyüleyici masal normalde Alice'nin bir ağacın dibinde uyanması ile sona eriyor. Ancak Burton’un nasıl bir sonu tercih ettiğini öğrenebilmek için filmi izlemek gerekiyor gerekiyor.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:35:02 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=88&amp;t=11587&amp;p=34235#p34235</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Sahibinden satılık hayalet</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11586&amp;p=34234#p34234</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 2<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11586&amp;p=34234#p34234"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:33 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:33 pm</b><br />Yeni Zelanda'da içlerinde &quot;ölülerin ruhları bulunan&quot; iki cam şişe, internette 1450 avroya satıldı.<br /><br /><br />Avie Woodbury, bir &quot;şeytan kovucunun&quot; yardımıyla evinde yakaladığını iddia ettiği &quot;hayaletleri&quot;, &quot;enerjilerini almak için&quot; kutsal suya batırılmış cam şişelere hapsettikten sonra, internet üzerinden açık artırmaya çıkardı.<br /><br />Ruhlardan birinin 1920'lerde o evde yaşamış yaşlı bir kadına, diğerinin ise oldukça &quot;yaramaz&quot; bir kız çocuğuna ait olduğunu savunan Woodbury, hayalet avının ardından evde daha önce meydana gelen garip olayların bir daha yaşanmadığı öne sürdü.<br /><br />214 bin ziyaretçinin dikkatini çeken açık artırmada, adının açıklanmasını istemeyen bir kişi, en iyi teklifi vererek &quot;ruhları&quot; satın aldı.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:33:02 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=84&amp;t=11586&amp;p=34234#p34234</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Deri kanserinde alfabe yöntemi</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11585&amp;p=34233#p34233</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11585&amp;p=34233#p34233"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:29 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:29 pm</b><br />Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ayşe Akman Karakaş, deri kanseri ihtimaline karşı kişilerin vücutlarını düzenli olarak kontrol etmelerini önerdi.<br /><br /><br />Dünyada sadece ABD'de yılda yaklaşık 1 milyon 200 bin ölümcül olmayan, ancak tedavi edilmediği takdirde yayıldığı bölgede ciddi hasarlara neden olan deri kanseri vakası bildirildiğini belirten Doç. Dr. Karakaş, deri kanserlerinin tüm kanser türleri içinde en sık görülen olduğunu vurguladı.<br /><br />Karakaş, yaptığı açıklamada, açık tenli kişilerde, özellikle güneş ışığının etkisiyle deri kanseri gelişimi riskinin yüksek olduğunu, yanıklar, tekrarlayan X-ışını, arsenik ve katrana maruz kalmak ile ailesinde deri kanseri öyküsünün olmasının da riskler arasında yer aldığını bildirdi.<br /><br />Deri kanserleri arasında en sık rastlanan türlerin ise bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom ve malin melanom olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karakaş, şu bilgileri verdi:<br /><br />“Bazal hücreli karsinom, deri kanserleri içinde en sık karşılaşılan tiptir. Açık tenli kişilerde daha sık görülmektedir. Yüz, boyun, el üstleri gibi güneşe açık bölgelerde yerleşmekle birlikte vücudun diğer bölgelerinde de görülebilmektedir. Yavaş seyirli olup bir santim çapa ulaşması aylar ve yıllar içerisinde olabilmektedir. Ancak tedavi edilmez ise yara açılır, üzeri kabuklanır, kemik ve sinirler başta olmak üzere deri altı dokulara yayılabilir.<br /><br />Skuamöz hücreli karsinom, bazal hücreli karsinomdan sonra ikinci sıklıkta karşımıza çıkmaktadır. Açık tenli kişilerde daha sık görülmektedir. Başlıca yüz, kulak kenarları, dudaklar ve ağza yerleşmektedir. Vücudun diğer yerlerinde, travma yerinden veya iyileşmeyen yaraların üzerinden de gelişebilir. Kırmızı, kahverenginde kepekli kabartıdan kitlelere kadar değişen şekillerde görülebilmektedir. Deriden iç organlara yayılması nedeniyle erken tedavi edilmesi önemlidir.”<br />Deri kanserleri arasında en ölümcül olanın ise malin melanom olduğunun altını çizen Karakaş, bu kanser türünün melanosit adı verilen ve deriye koyu rengini veren maddeleri üreten hücrelerin melanom hücrelerine dönüşmesiyle ortaya çıktığını vurguladı.<br /><br />Bu durumda deride, siyah, kahverengi, ten rengi, gri, mavi ve damarlanmaya bağlı kırmızı renk başta olmak üzere çeşitli renkler görülebildiğini söyleyen Karakaş, şöyle konuştu:<br /><br />“Açık tenlilerde, aşırı güneş ışığına maruz kalanlarda, ailesinde melanom öyküsü ve çok sayıda düzensiz beni olanlarda melanom görülme riski artmıştır. Güneş gören bölgeler dışında avuç içi, ayak tabanı, tırnakların altı, ağız, genital bölgede gelişebilmektedir. Melanom deride aniden gelişebileceği gibi bir benin veya lekenin üzerinden de gelişebilir. Erken dönemde cerrahi olarak tedavi edilme şansı oldukça yüksektir.”<br /><br />KENDİNİ MUAYENE<br /><br />Riski yüksek olanların erken tanı ve tedavi için kendilerini her ay veya iki ayda bir değerlendirmesini öneren Karakaş, şunları söyledi:<br />“Öldürücü olmasa bile insan bedenine hasar veren deri kanserinden korunmak için ayda bir kez kendini muayene şart. Kişi beş basamakta kendisini inceleyebilir. Bunlar, ayna yardımıyla gövde ön, arka yüzleri ve koltuk altlarının değerlendirilmesi; kolların, ön kolların, el ve avuç içlerinin değerlendirilmesi; uyluklar, bacaklar, ayaklar ve ayak tabanlarının değerlendirilmesi; el aynası yardımıyla ensenin ve parmaklarla ayırarak saçlı derinin değerlendirilmesi ve yine el aynası yardımıyla sırt, bel ve kalçaların değerlendirilmesidir. Şüpheli durumlarda zaman yitirilmeden doktora başvurulmalıdır.”<br /><br />TEHLİKENİN ÖZETİ: ABCDE<br /><br />Bir kişide Melanom gelişimini düşündürecek durumların İngilizce bazı sözcüklerin baş harflerinin yan yana gelmesiyle ABCDE olarak ifade edildiğini kaydeden Karakaş, bunları da şöyle açıkladı:<br /><br />“Asymmetry (Asimetri): Dikey veya yatay çizgi ile ikiye ayrıldığında yapının eşit olmaması. Border (Kenar): Kenarlarının düzensiz olması. Color (Renk): Gri, çelik mavisi, kahverengi ve siyah gibi farklı renklerin bir arada olması. Diameter (Çap): Çapın 6 milimetreden büyük olması. Elevation (E1) (Yükseklik): Deriden kabarık olması. Enlargement (E2) (Genişleme): Hızla büyüme eğiliminde olması.”<br /><br />D VİTAMİNİNE DİKKAT<br /><br />Doç. Dr. Ayşe Akman Karakaş, deri kanseri gelişimi riskini azaltmak için öncelikle geniş kenarlı şapka, ultraviyole koruyuculu gözlük ve sıkı dokunmuş giysiler kullanılması gerektiğini belirtti.<br /><br />Güneş ışınlarının yeryüzüne dik ulaştığı 10.00-16.00 saatlerinde güneşe çıkılmaması uyarısında bulunan Karakaş, “Eğer çıkılacaksa, güneşe açık bölgeler için ultraviyole A ve B ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan ürünlerin dışarı çıkmadan 20 dakika öncesinde sürülerek, gerekirse iki saatte bir tekrarlayarak kullanılması önerilmektedir. Altı aylıktan küçük çocukların ise güneş altında bırakılmaması önerilmektedir” dedi.<br />Güneşin zararlı etkilerinden korunmaya çalışılırken D vitamininden de vazgeçmemek gerektiğini hatırlatan Karakaş, bunun için günde üç kez 15'er dakika güneşe çıkmak, soğuk deniz balıkları tüketmek ve gerekirse D vitamini takviyesi alınmasını önerisinde bulundu.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:29:55 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11585&amp;p=34233#p34233</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Başağrısı ciddi bir tehdit</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11584&amp;p=34232#p34232</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11584&amp;p=34232#p34232"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:26 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:26 pm</b><br />Türkiye'nin başağrısı alanında yetkin nörologları, son yıllarda “sınav stresi, bilgisayar ve cep telefonu kullanımı” nedeniyle artış gösteren başağrılarının çözümü için dünyanın ilk Çocuk-Ergen Başağrısı Derneği'ni kurdu.<br /><br /><br />Viyana Tıp Üniversitesi Çocuk Nöropsikiyatrisi Kliniğinde ikinci başkan ve Dünya Başağrısı Cemiyeti Çocuk Başağrısı Alt Komitesinin başkanlık görevlerini yürüten Prof. Dr. Çiçek Wöber Bingöl'ün önderliğinde kurulan dernek, ilk olarak İstanbul'daki okullardan başlayarak, çocuk, ergen, öğretmen ve velilerin başağrısına karşı alacakları önlemlere yönelik etkinlikler düzenleyecek.<br /><br />Derneğin Başkan Yardımcısı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Aynur Özge, yaptığı açıklamada, son 30 yılda toplumların yaşam şekilleri ve çocukların kullandıkları teknolojilerin olumsuz etkileriyle çocuk-ergen yaş grubunda başağrılarının giderek arttığını bildirdi.<br /><br />Günümüz çocuklarının kontrolsüz ve dengesiz beslenme alışkanlıklarının bulunduğunu, daha az uyuduklarını, anne babalarıyla ve diğer aile büyükleriyle kısıtlı zaman geçirdiklerini vurgulayan Özge, diğer yandan çocukların bilgisayar, cep telefonu ve diğer teknolojik cihazlarla çok fazla etkileşim halinde olduğunu söyledi.<br /><br />Özge, Mersin'de 5 bin 562 çocuk üzerinde yaptıkları araştırmalarında ise ilkokul çağındaki çocukların yarısında, ortaokul ve lisedeki çocukların ise yüzde 73'ünde, kız çocuklarında daha sık olmak üzere baş ağrısına rastladıklarını bildirdi. Anne ve babaların yüzde 35'inin de çocuklarının baş ağrılarından haberdar olmadığını tespit ettiklerini belirten Özge, çoğu doktorun çocuk baş ağrılarının ciddiyeti hakkında güncel bilgilere sahip olmadığını söyledi.<br /><br />“OBEZİTE ARTTIKÇA BAŞAĞRISI ARTIYOR”<br /><br />Türkiye'de ilköğretim çağı ve lise çağındaki gençlerin sınavlara hazırlanmak için ilkokul üçüncü sınıftan itibaren dershane, etüt ve özel dersler nedeniyle hobilerine zaman ayıramadıklarını kaydeden Özge, şöyle devam etti:<br /><br />“Pek çok nedenden dolayı başı ağrıyan çocuk, dersleri anlamakta sıkıntılar yaşıyor.Tempoları nedeniyle hobilerden uzak kalıyor. Boş vakitlerinde ise top oynamak yerine bilgisayarda oyun oynamayı tercih ediyorlar. Bunun neden olduğu obezite arttıkça da başağrıları artıyor. Başı ağrıyan çocuk hareket etmek istemiyor ve bu bir kısır döngü oluşturuyor. Bu çocuklar fazla sayıda ve bilinçsizce ağrı kesici ilaç kullanıyor. Ağrı kesici ilaçlar da çok özel bir tür başağrısına neden oluyor. Ağrı kesici nedenli başağrıları branşımızda bizi en çok zorlayan ağrılar.”<br /><br />Başağrılarının yalnızca çocukların yaşam kalitesi ve akademik başarılarını düşürmekle kalmadığını, aynı zamanda toplumun geleceğini de tehdit ettiğini belirten Özge, “Gelecek nesiller başağrıları yüzünden mutsuz ve başarısız olma riski ile karşı karşıya. Eğer bugünden bir önlem alınmazsa bu çocuklar mutsuz ve sağlıklıksız bir nesil oluşturacaklar” diye konuştu.<br /><br />“AŞIRI STRES GELECEĞİ TEHDİT EDİYOR”<br /><br />Prof. Dr. Özge, tüm dünyada üzerinde durulan ve alarm verilen çocuk ve ergenlerdeki baş ağrıları üzerinde Türkiye'de de önemli bir adım atıldığını ifade ederek Prof. Dr. Çiçek Wöber Bingöl'ün önderliğinde Gazi Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrünnisa Bolay, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aksel Siva, GATA Haydarpaşa <br />Nöroloji Kliniği'nden Prof. Dr. Mehmet Saraçoğlu, Mersin Üniversitesi Tıp <br />Fakültesi Çocuk Ergen Psikiytrisi Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Fevziye Toros'un da aralarında bulunduğu akademisyenlerin dünyanın ilk “Çocuk-Ergen Baş Ağrısı Derneği”ni kurduğunu bildirdi.<br /><br />İstanbul merkezli olarak bu yılın Ocak ayında kurulan derneğin, okullarda öğretmenler ve ailelerden başlayan ciddi bir eğitim ve bilgilendirme çalışması ile faaliyetlerine başlayacağını belirten Özge, derneğin faaliyetleriyle ilgili şu bilgileri verdi:<br /><br />“Dernek çalışanları ve gönüllülerin katkısı ile sağlık, eğitim ve sosyal bilimlerden konunun uzmanları ile işbirliği yapılarak başağrıları için ülkemize özel anlamlı bir baş etme stratejisi belirlenecek. SBS ve ÖSS sınavları ile tüm okul çağı çocuklarının aşırı stres altına sokulduğu ülkemizde baş ağrısı ciddi bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'yi yönetecek gelecek nesillerin beden ve zihin sağlığını koruyarak başarılı olabilmesi için dernek, farkındalık yaratma ve toplumsal desteği sağlamaya yönelik faaliyetlerini sürdürecek.”<br /><br />Derneğin ilk olarak İstanbul'daki okullardan faaliyetlerine başlayacağına işaret eden Özge, ardından diğer illerde de çeşitli etkinlikler yapacaklarını sözlerine ekledi.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:26:14 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11584&amp;p=34232#p34232</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Sarımsaklı limon suyu faydalı mı</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11583&amp;p=34231#p34231</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11583&amp;p=34231#p34231"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:24 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:24 pm</b><br />Prof. Dr. Osman Müftüoğlu merak edilen soruların cevabını sizin için buluyor.<br /><br /><br />Çocuklarımız neden şişmanlıyor?<br /><br />Evde anne-babaları, okulda öğretmenleri endişelendiren bu önemli sorunun yanıtı sadece şu cümlede gizlidir: Çocuklarımız çok yedikleri için değil, yanlış besinler tükettikleri ve yeteri kadar hareket etmedikleri için şişmanlıyor.<br /><br />Yani sorun sağlığa faydalı besinleri fazla yemeleriyle değil, zararlı yiyecek-içecekleri çok tüketmeleri ve az hareket etmeleriyle ilgili. Çocukların önüne konan zararlı besin seçeneklerinin sayısı arttıkça, çocuk şişmanlığı daha da içinden çıkılmaz bir sorun haline gelecektir. <br /><br />Çocukların sık tükettiği yanlış besinlerin başında “fast food yiyecekler” geliyor. Bunların kalorileri çok yüksek.<br />Sağlık Bakanlığı’nın okul kantinlerinde bu tür yiyeceklerin satışına yasaklama getirme yolunda adımlar atması sevindirici bir gelişme.<br /><br />Sık tüketilen yanlış besinler listesinde ikinci sırayı “sağlıksız atıştırmalar” alıyor. Ciddi bir besleyici değeri olmayan cips, gofret, bisküvi, browni ve benzeri yüksek kalorili atıştırmalar, özellikle son yıllarda önemli bir kilo tetikleyicisi oldu. şeker yüklü meşrubatları, kolalı, gazlı içecekleri de unutmamak lazım. Bakliyat, tam tahıl ve süt ürünlerinin eskiye oranla daha az yenmesi de önemli bir sorun.<br /><br />Çalışan annelerin çocuklarının evde sağlıklı beslenme ihtimalleri azaldığından beslenme yanlışlarına bağlı kilo kazanımı problemi bu grupta daha da belirginleşiyor.<br /><br />Çocukların eskiye oranla daha az hareket ettikleri de kesin. 30-40 yıl öncesinde çocuklar eğlenmek için koşardı. Yakan top, saklambaç, stop, seksek oyunları, çelik çomak, ne oynarsanız oynayın birinin kaçması, diğerinin kovalaması şarttı. şimdilerde durum tersine döndü. Eğlenmek için koşmak değil, oturmak ön plana çıktı.<br /><br />Günümüz çocukları televizyon izleyerek, bilgisayar oyunları oynayarak, yani sokakta koşuşturarak, parklarda oynayıp enerji harcayarak değil, masa başında bilgisayar, atari oyunu oynayarak eğleniyor. Çocuklarımız için ulusal bir tehdit olma yolundaki çocuk şişmanlığı sorununun çözümü ancak “ulusal bir plan” ile mümkündür.<br /><br />Sıcak basmaları ile başa çıkmanın yolları <br /><br />Menopoza girerken, hormonların azalmasına bağlı olarak adet süresinde ve sıklığında değişmeler olur. Sonuçta, tamamen adetten kesilmenin yanı sıra vücutta bazı konfor bozucu olayların geliştiği menopoz dönemi başlar. <br /><br />Aniden gelen sıcak basmaları, özellikle yüz ve başta terleme, cilt kuruluğu, vajinal kuruluk ve uyku bozuklukları en çok rahatsızlık veren sorunlardır. Belki de en güç olanı, günlük yaşam akışı içerisinde sıcak basmaları ile başa çıkmaktır. Bu sorunun üstesinden gelmenizi kolaylaştıracak birkaç önerim olacak: <br /><br />- Kendinizi serinletecek bir yöntem bulun. Yer ve zaman uygunsa ılık bir duş alın ya da yüzünüzü ve boynunuzu soğuk su ile yıkayın. Serin bir içecek de çok etkili olabilir.<br /><br />- Beslenmenize dikkat edin. Porsiyonları abartmayın. Hafif (karbonhidrattan yoksul) ve sık beslenin. Soya, brokoli, rezene, yulaf, adaçayı gibi doğal östrojen içeren gıdalara öncelik verin. Eğer meme kanseri riskiniz varsa bu tür gıdalardan uzak durun.<br /><br />- Nefes alın. ABD’de Wayne State Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının yaptığı araştırmaya göre, doğru nefes alan kadınlarda sıcak basmalarının şiddeti ve sıklığı yüzde 50 azalıyor. Bunun nedeni derin nefes ile stresin azalması ve dolayısıyla vücut sıcaklığının düşmesi olarak gösteriliyor.<br /><br />- Doğal maddeler kullanılarak üretilmiş giysileri tercih edin. Gardırobunuzda pamuklu, yünlü, ipekli giysiler bulunsun. Sentetiklere (ütü istemeseler de) para harcamayın.<br /><br />- Bitkilerden destek alın. Angelica sinensis, Actea racemosa, Ginseng, adaçayı gibi bitki kökenli ürünlerden -doktorunuzun kontrolü altında olmak koşulu ile- destek alabilirsiniz.<br /><br />- Dans edin. Yüzün. Yürüyün. Yoga yapın. Kısacası hareket edin.<br /><br />- Düzenli bir cinsel yaşamınız olsun. Araştırmalar, etkin ve düzenli cinsel ilişkisi olan kadınların sıcak basmalarından daha az yakındıklarını göstermiştir. Sık ilişki, tembelleşen (!) yumurtalıklara iyi bir uyarı olabilir. <br /><br />- Homeopati’yi deneyin. Yan etkisi olmayan, güvenli bir tedavi yöntemi olarak -doktorunuzun kontrolü altında olmak koşulu ile- Homeopati’den destek alabilirsiniz. Terleme ve ardından üşüme varsa Sepia 9 CH, yanaklarda daha belirgin sıcaklık artışına baş ağrısı ve kulak çınlaması eşlik ediyorsa Sanguinaria canadensis 5 CH, sabahları yoğunlaşan şiddetli terlemeler varsa Lachesis 7 CH deneyebilirsiniz. Bu ilaçları kullanmadan önce bir Homeopati uzmanının görüşünü almanız tedavinizin etkinliği açısından uygun olacaktır.<br />Dr. Evren ALTINEL<br /><br />Kapsül endoskopi <br /><br />Kapsül endoskopi, özellikle ince bağırsağı görüntülemek amacıyla geliştirilmiş invaziv olmayan bir görüntüleme yöntemidir.<br /><br />Kullanım alanları gizli bağırsak kanaması, Crohn hastalığı şüphesi ve ince bağırsak tümör veya poliplerinin araştırılmasıdır.<br /><br />ışlem öncesi 12 saatlik açlık gerekmektedir. Yaklaşık 8 saatlik kayıt boyunca saniyede 2 görüntü kaydeder. Kapsül işlemden sonra dışkı ile dışarı atılır.<br /><br />Kapsül endoskopinin en önemli komplikasyonu, kapsülün bağırsak içinde kalmasıdır. Bu risk yüzde 1’den az hastada görülür ve endoskopik olarak çıkarılması gerekebilir.<br /><br />Demansı olanlarda, mide boşalmasında gecikme olanlarda, yemek borusu darlığı veya yutma güçlüğü olanlarda, ince bağırsak tıkanıklığı olanlarda ve kalp pili olan hastalarda kapsül uygulanmamalıdır. <br />Prof. Dr. Erol AVŞAR<br /><br />Sarımsaklı limon suyu faydalı mı <br /><br />“Ezilmiş veya parçalanmış 40 diş sarımsak, iki litre limon suyu içerisinde 20 gün bırakılıyor. Her sabah yarım çay bardağı bu sıvıdan içmenin sağlığı koruyup güçlendirdiği, kanseri önlediği, bağışıklığı desteklediği öne sürülüyor. Bu bilgi doğru mu?”<br /><br />Eğer koku problemi sizi rahatsız etmiyorsa, özellikle ezilmiş ya da parçalanmış sarımsağı taze taze yemenin sağlığa mükemmel yararlar sağladığı kesindir. Akdeniz ve Ortadoğu mutfağının bu mükemmel lezzet unsuru yalnız iştahınızı açmaz, sağlığınızı da güçlendirir.<br /><br />Sarımsakta bol miktarda bulunan allisin maddesinin kolesterolü azalttığı, kanı inceltip pıhtılaşmayı dengelediği, dolayısıyla başta koroner arter hastalığı ve felç olmak üzere damar sertliği ile ilgili problemleri geciktirdiği biliniyor.<br />Sarımsağın kanseri önlemede de güçlü bir doğal destek olduğunu artık herkes kabul ediyor. Diğer taraftan sarımsak bir antibiyotik gibi de çalışıyor, mikropları öldürmede de mükemmel bir doğal ilaç.<br />Kısacası yukarıdaki yöntemin faydalı olup olmayacağını bilmem ama taze tüketilen sarımsağın sağlığa faydalı olduğu kesindir.</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:24:57 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11583&amp;p=34231#p34231</guid>
               </item>
               <item>
               <title>Migreni olanlar dikkat!</title>
               <link>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11582&amp;p=34230#p34230</link>
               <description><![CDATA[<table cellpadding="1" cellspacing="1" style="border:1px solid #a1a1a1" width="100%" align="center"><div><tr><td><p><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/topic_read.gif" width="27" height="27" alt="Yeni ileti yok" title="Yeni ileti yok" /><br /><font size="3"><b>Replies:</b></font> 0<br />
                <font size="3"><b>Views:</b></font> 1<br />
                <font size="3"><b>Last Post By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a>
                <a href="http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11582&amp;p=34230#p34230"><img src="http://www.sevimlinet.com/styles/m-plasma/imageset/icon_topic_newest.gif" width="18" height="9" alt="Son iletiyi göster" title="Son iletiyi göster" /></a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:24 pm</b><br />
                <font size="3"><b>Topic By:</b></font> <a href="http://www.sevimlinet.com/memberlist.php?mode=viewprofile&amp;u=2">ProCyoN</a><b> ON: Sal Mar 09, 2010 10:24 pm</b><br />Migren işteki performanstan, eşler arasındaki ilişkiye kadar hastaların tüm yaşamını etkileyebilen çok ciddi bir hastalık.<br /><br /><br />Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin başında uykusuzluk, açlık ve stres geliyor. Atakların başlama nedeni ise kişiden kişiye değişiyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar sıkça gündeme gelen tetikleyici faktörlerin yanı sıra hava değişiklerinin de hastalar üzerinde etkili olduğunu ortaya çıkarıyor. Lodos bu faktörlerin başında geliyor.<br /><br />Mevsim değişiklikleriyle birlikte hastaların şikayetlerinin arttığını söyleyen Dr. Oğuzhan Onultan, yapılan araştırmalar sonucunda özellikle biyoritmi bozan lodosun migren ataklarını tetiklediğini vurguluyor.<br /><br />Lodoslu havaların migrenli hastaların kabusu haline geldiğini vurgulayan Dr. Onultan şu bilgileri veriyor:<br /><br />“Lodos, vücuttaki elektronik dengeyi bozuyor. Hava değişimine adapte olamayan vücutta baş ağrısı ve halsizlik oluşuyor. Bu gibi durumlarda hastalar mümkünse hava şartlarından etkilenmeyecek şekilde tedbir almalı. Etkilenmesi halinde ise, eğer ağrı başlamışsa, tanısı  kendi kendine koyup tedavi uygulamak yerine tıbbi tedavi yolu seçilmeli, bir hekimden destek alınmalıdır. Migren hastalarının yaklaşık yüzde 90’ı hastalık nedeniyle yaşam kalitesinin azaldığından yakınıyor. Ancak birçoğu doktora gitmediği için tedavi yollarından haberdar değil.”   <br /><br />Çikolata da migreni tetikliyor<br /><br />Migreni hava değişiklikleri dışında başka faktörlerin de tetikleyebileceğini belirten Dr. Onultan bu faktörleri şöyle sıralıyor: <br /><br />“Migren atakları iç ve dış birçok faktörden etkilenebilir. Stres, yorgunluk, uyku süresindeki değişiklikler, çikolata, bazı peynirler, kırmızı şarap, turunçgiller, monosodyum glutamat, aspartat ve nitrat içeren yiyecekler bunlar arasında sayılabilir.”</p></td></tr></div></table><hr>]]></description>
               <pubDate>Sal, 09 Mar 2010 22:24:02 GMT Standard Time</pubDate>
            <guid>http://www.sevimlinet.com/viewtopic.php?f=4&amp;t=11582&amp;p=34230#p34230</guid>
               </item>
     </channel>
     </rss>